Benzemezdim kimseye, kimse kim ne bileyim,
Ben bu kirli nehirde, yüzen damla duruyum,
Kıyametim gelmeden, dirilecek ölüyüm,
Çare bendim ellere, kime deva diyeyim…
Yeri geldi dost edindim, hem kurdu hem kuzuyu,
Yeri geldi ben yazdım, kader denen yazıyı,
Yeri geldi gül eyledim, diken olmuş kişiyi,
Yeri geldi kendime, tutturamadım aşıyı…
Düşünerek yaşadım, düşünmeyen kişiyi,
Düşünmedim afiyi, meşrep bildim huşuyu,
Güven duydum beşere, iyi bildim kötüyü,
Zoru seçtim yol diye, kendim yazdım yazıyı…
Kızacaktım kendime, dedim hesap sorayım,
Bir de baktım halime, hangi bana kızayım,
Dost bir bendim kendime, dostu nerde bulayım,
Halimi anlayana, tutsak olup geleyim…
Hünerimdi her zaman, gizli yerde bulunmak,
Kilitli her kapıdan, sızan ince toz olmak,
Görünmeden gözlere, gözler önünde durmak,
Diyemedim ellere, zordu münhasır olmak…
Yol edindim kendime, dönülmeyen gitmeyi,
Bir de baktım ardıma, göremedim zayii,
Geri getirecektim, bulabilsem çareyi,
Döndüm tekrar önüme, kanatmadım yarayı…
Bildim hep sır olanı, gömdüm kendi içime,
Duydum saklı olanı, dinletmedim hiç ele,
Gördüğüm oyunları, gösterseydim cehile,
Unutur bildiğini, gülerdi ahvaline…
Barış Ercan

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder