Blog Arşivi

29 Eylül 2016 Perşembe

Sen ve Ben

Bir yoğunlaşmanın sonucu doğmuştu seninle benim aşkımız. İkimizin sevgisi de sende yoğunlaşmıştı. İkimiz de seni seviyorduk. Ben seni beğeniyordum, sen de kendini...
Biliyorum çok yanlış yaptım hayatın üstüne. Mesela ben mutluluğu çok gördüm kendime, sen de seni bana çok gördün galiba.  Bazen sabırsızlandık. Bekleyemedik istediğimiz şeyleri. Ben seni kazanmak, sen kendini kaybettirmek için çok aceleci davrandık bazen. Ne oyunlar oynadık, ne kumarlar... Hayatımı koymuştum ben ortaya birçoğunda. Çünkü kaybedeceğim bir tek o kalmıştı uğrunda. Sen hep kazanan oldun. Bense hep kaybettim. Çünkü benim şans meleğim sendin, sen de benim değildin.
Bütün beklentileri boşa çıkardık ya, ona üzülüyorum bazen. Herkes ne kadar da yakıştırırdı bizi birbirimize. Oysa biz, yalan bir dostluktan bir adım öteye gidememiştik. Herkes yakıştırırdı bizi, tanıyan, tanımayan... Bir sen yakıştıramadın beni sana. Sen haklıydın aslında. Yüzde birlik ihtimallere senden sonra inanmaya başladım zaten. Senin beni sevmen yüzde doksan dokuz gösteriliyordu çünkü, aslında dinlememem gereken ama hep dinleyip etkilendiğim o herkeslerce... Bir de hep gönlümün sesini dinledim, aslında duymamam gerektiği halde. Aklımın mantığımın yerine... Çok yanlış yaptım çok! En büyüğü de sendin. Sen zaten her şeyde en iyiydin! Bense hep öylesine biriydim…
(2005)

Hiç yorum yok: